30 Kasım 2012 Cuma

DİPTE, UZAKTA


duvarda, kıpkırmızı bir leke gibi dururken gitmenin küf kokusu
hiç çekilmemiş bir fotoğraf gibi bırakma beni
deklanşörüne bas zamanın, dursun birkaç saniyeliğine

bir göz aldanması olsa da hayat
uzayıp giden bir otoban yalnızlığında sıkışan kalbim

işte o zaman, bir kum izi tam göğsümde

içime doğru akan, alkışlayan siyahın ömrünü
açılmaz bir pergelle arşınlayan

kenarda, hiç tutmayacak bir kemik kırığı gibi bırakma beni
gittikçe derileşen bir zar, etin özlemi çeliğe
bırak, kırılsın saatin camı
yere dökülsün yelkovanın hızı

iç sesi kendini bitiren kalemin
suyun meyveyi sürükleyen çağrısı

oysa çatlarsa meyve, alnıma bulaşır sızıntısı

kıyıda, denize hiç sürülmemiş bir tekne gibi bırakma beni

Kahverengi

                                                                  Polina Kirilenko